Canlı Doğuran Akvaryumlarında Yavru Alımı

lepistesuretimi_1334519253105

Canlı doğuran balıklar bir seferde, yüzme kabiliyetine sahip 10-120’ye kadar yavru verir. Cinsiyet ayrımı, erkekte değişiklik göstererek “gonopodium” adını alan anal yüzgeç ile yapılır. Bu değişim geçirmiş yüzgeç, dişiye sperm aktarılması için kullanılır. Kılıçkuyruklar yavrularını doğar doğmaz yemeye başladığından tankın çok iyi bitkilendirilmesi yavrulara saklanma şansı verecektir. Akvaryumcularda satılan yavrulukların çoğu yetişkin bir kılıçkuyruğa göre çok küçük olduğundan ciddi oranda strese girmelerine neden olacaktır. Bu durumda yapılacak en iyi şey hamile dişiyi iyi bitkilendirilmiş, rahat doğum yapabileceği ayrı bir doğum tankına almak ve üremesi bittikten sonra zaman kaybetmeden kendi tankına geri koymaktır.

 Yavru Alımı Çalışmasında Dikkat Edilecek Hususlar

Su Sıcaklığı

Canlı doğuranların yaşadığı su değerleri toleranslıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli konu, su değerlerindeki ani değişikliklere engel olmaktır.
Isıtıcı seçimi yapılırken kaliteli bir markanın ürünü kullanılmalıdır. Ani sıcaklık değişimlerinin balıkların strese girmesine ve hastalıkların oluşmasına sebep olacağı unutulmamalıdır. Piyasada bulunan sıcaklık ayarları yapılabilen kaliteli termostatlardan kullanılmalıdır. Özellikle moli, ani sıcaklık değişiklerinden çok çabuk etkilenip mantar, beyaz benek gibi hastalıklara yakalanabilir.
Akvaryum tabanında kullanılacak malzemenin özelliklerine de dikkat edilmelidir. Kireç içermeyen ve suda salınım yapmayan malzeme kullanılmalıdır. Salınımlardan doğabilecek su değerlerindeki değişimler balıklar üzerinde olumsuz etki yaratır ve strese girip hastalanmalarına sebep olur. Bitkili bir akvaryum için en az 6 cm’lik bir kum kalınlığı sağlanmalıdır.
Su değerlerinin korunabilmesi için düzenli su değişimleri yapılmalıdır. Eğer çeşme suyu kullanılacaksa dinlendirilmiş, havalandırılmış ve su düzenleyicilerle hazır hâle getirilmiş olmalıdır.

Yavruluklar

Doğumdan önce dişi rahat bir yere konulmalıdır. Aksi hâlde strese girebilir ve doğumda çeşitli sorunlarla karşılaşılabilir. Doğum alanı geniş ve saklanacak yerler çok olursa annenin yavrularını yeme ihtimali de o kadar azdır.
Yavruluğun temel olarak iki amacı vardır. Bunlar, dişinin diğer balıklar tarafından rahatsız edilmeden sağlıklı ve rahat bir doğum yapmasını sağlamak ve yeni doğan yavruların diğer balıklar tarafından zarar görmesinin önüne geçmektir. Canlı doğuran yavruları, doğar doğmaz yüzme yeteneğine sahiptir. Bu yüzme yeteneğine sahip küçük yavruların doğar doğmaz bir yerlere saklanıp diğer balıklara yem olmaktan kurtulması gerekmektedir. Bu sebeple her yeni doğan yavru, içgüdüsel olarak bitkilere saklanmak amacıyla suyun yüzeyine doğru yüzer.
Canlı doğuranlar her yönden gelen ışığa karşı hassastır. Kendilerine zarar verecek bir balık olmasa bile başta su üstünde yüzen bitkiler olmak üzere diğer bitkiler, dekorasyon vb. arasına saklanıp kendilerini güvende hissetmek ister.
En iyi doğum ve en az yavru kaybı, bol bitkilendirilmiş bir tankta sağlanır. Doğum alanı ne kadar geniş ve saklanacak yer ne kadar çoksa annenin yavrularını yeme ihtimali de o kadar azdır.

Plastik Yavrulukta Yavru Alımı

yavruluk2

Plastik yavruluk, V şeklinde ve plastikten yapılmış, doğan yavruların alt tarafa geçerek bir daha üste çıkmasını engelleyen bir ızgara sistemi içeren ve genellikle suda yüzen küçük bir kaptır. Bu yavruluk asla tavsiye edilmez. Bazen anne balık günler önceden doğum yapacağı güne kadar yavrulukta bekletilmekte, bu da hem annenin hem de doğacak yavruların hayatını tehlikeye sokmaktadır. Ayrıca yer dar olduğu için gece doğum yapan anne, onu ana akvaryuma alıncaya kadar yavruları rahatça yiyebilmektedir.

Avantajı, yavruları yiyecek balık bulunmayışıdır. Dezavantajları ise nadir de olsa yavru balıkların suyun üstüne yüzme içgüdüleri nedeniyle doğum yapan dişinin yanına gidip bu dişi tarafından yenmesi ve yavruluğa konulan dişinin stres nedeniyle ölmesi olarak sıralandırılabilir.

Tül Yavrulukta Yavru Alımı

a934rgbfy6

Tül yavruluk, yetişkin dişinin strese girmemesi konusunda biraz daha başarılıdır. Özellikle yavruluğun tülden yapılmış olması, ortamı değiştiği için stresli olan balığın kendini yaralamasını önleyebilir. Ancak bu durumda da tül yavruluktaki yeni doğan balıkların yavruluğun dışındaki diğer balıklar tarafından tül ile birlikte ısırılarak öldürülme ihtimali vardır. Hamile dişinin daha az strese girmesi plastik yavruluğun olumlu yönüdür.

Yavrulatma Tankı

Genelde en iyi çözüm, anneyi ayrı bir tanka alarak doğumun gerçekleşmesini sağlamaktır. Özellikle yeni doğan yavrular ve hamile dişiler su, ısı, mekân vb. değişikliklere karşı çok hassas oldukları için doğum ayrı bir tankta yapılacaksa bu tank mutlaka önceden hazırlanmalıdır. Şartları asıl tankımıza göre aynı seviyeye getirilmeli ve doğan yavrular bir süre daha bu tankta beslenilmeye devam edilmelidir. İyi bitkilendirilmiş, dibinde kum bulunan ayrı bir tank, yavrulama için mükemmeldir.
Anneyi doğumdan yaklaşık 4–5 gün önce bu tanka almak balığın yeni tanka alışması ve doğum anı gelene kadar akvaryuma alışması için önemlidir. Böylece anne, doğum günü gelene kadar yer değişiminden oluşabilecek stresi üzerinden atmış olacaktır. Böyle bir doğum tankı kurmak için ana tankımızdan alacağımız suyu kullanmak isabetli bir karar olacaktır.

Ana Tankta Yavru Alımı

Ana tankta doğum, yavruluğa göre daha avantajlıdır. Eğer bolca saklanacak yer varsa ana tankta doğum genellikle bir sorun olmaktan çıkar. Melek balığı gibi bütün yavruları bulup teker teker yiyebilecek bir balık türü akvaryumda barındırılmıyorsa ne hamile dişi ne de yavrular için koşullarda bir farklılık meydana gelmez. Bol bitkilendirilmiş bir akvaryumda yavrular kaçmak için yeterli yer bulabilecek ve düzenli beslenen lepistesler de yavrularını yemeyecektir. Nadir de olsa yem olan yavrular, tanktaki en zayıf ve yeteneksiz yavrular olacaktır

Bitkili Canlı Doğuran Tankında Yavru Alımı

hqdefault

Çeşitli kaynaklarda daha az belirtilse de tanktaki her litre su için 2 Watt enerji harcayacak bir lamba kullanmak en idealidir. Tropikal bitkiler de tıpkı tropikal balıklar gibi gece-gündüz eşitliği bulunan ekvatoral bölgeden geldiği için günlük 12 saat ışıklandırmaya ihtiyaç duyar. Ancak canlı doğuranlar iyi birer alg tüketicisidir. Bu durumda, ışıkları ne kadar açık tutarak tankta ne kadar alg oluşumuna izin verileceği biraz da yetiştiricinin bilgi birikimine bağlıdır. İstenmeyen alg oluşumunun önüne geçmenin bir diğer yolu ise UV filtre kullanmaktır.
Sık şekilde bitkilendirilecek tankların derin değil aksine sığ ve geniş olması önerilir. Çok yüksek tanklarda, çalışma zorluğunun yanı sıra ışıklandırma tabandan uzaklaşmaktadır. Işık kaynağının tabandan uzak bulunması, kısa bitkilerin tankımızda yayılması yerine uzamasına sebep olur.
Bir başka yöntem ise en garanti yöntem dediğimiz bol bitkilendirilmiş akvaryuma benzetilmek üzere bıçak yardımı ile kıvırcık hâle getirilmiş rafyanın akvaryuma atılmasıdır. Bunun sakıncalarını şöyle sıralayabiliriz:
 Kalitesiz ürünün üzerindeki boya suya salınım yapabilir.
 Rafyanın keskin kenarları balıklara zarar verebilir.
 Balıklar rafyaya dolanarak ölebilir.

 Bol miktarda sık rafyanın içinde bulunan balık, kaçacak yer bulamayarak diğer balıkların saldırısına uğrayabilir.
 Canlı doğuran yavrularının saklanmasında demet hâlinde dikilecek kısa bitkiler çok önemlidir.
 Rafya kullanılacaksa delikli hortum vantuzuna bağlanan rafya, zemindeki cama yapıştırılarak sağlam hâle getirilir.
 Filtrenin emiş hortumuna yavru kayıplarını önlemek açısından kadın çorabı takılabilir ama çorap çok çabuk tıkanma yapabilir ve devamlı temizlemek gerekir. Nikâh şekerinin delikli tülbendini lastik yardımıyla bağlamak veya eskimiş kepçenizin filesini bu amaçla kullanmak da iyi bir alternatiftir.
 Damızlık balık yetiştirmek istenildiğinde yavru balıklar 1,5 aylık iken dişi ve erkek ayrımı yapılarak 4–6 aylık olana kadar bu şekilde beslenir. Erken çiftleşmelerin önüne geçilirse hem balıklar gelişimini tam olarak tamamlar hem de sakat yavru ve verimsiz doğumların önlenir.

Doğumdan Sonra Yavruların Gelişimi

Yavruların gelişimini etkileyecek beslenme, saklanacak alanlar, su değerlerinin uygunluğu ve yavruların gezebileceği alanlar gibi birçok etken vardır. Beslenme hiç şüphesiz bunların en önemlisidir. Yavruları gün içinde 4–5 öğün, azar azar yemlemek gerekir. Örneğin bir gün içerisinde iki defa yemleme yapılırsa aynı miktarda yemi gün içerisinde 4–5 seferde vermek balıkların daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Yavruların ilk gün beslenmesine gerek yoktur. Saklanacak yerler ve yavruların gezebileceği geniş bir alan sağlanmazsa yavrular strese girebilir.
Etrafta onları yiyebilecek büyük balıklar olmasa bile onlara saklanacak yerleri sağlamak balıklara kendilerini güvende hissettirecektir. Ayrıca yüzebilecekleri geniş alanlar, balıkların daha hızlı büyümesini ve daha sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Az miktarda akıntı ise yavruların kas sistemlerinin gelişimini olumlu yönde etkileyecek, öbür yandan mantar ve parazitlerin çoğalmasını engelleyecektir. Akıntının çok olması yavrular için rahatsızlık verici ve yorucu olabilir. Bu durum yavruları yorar ve vücutlarının hastalıklara karşı dirençli olmasını engeller.

Yavrulukta Yavruların Yetiştirilmesi

2013-02-23123316_zps65b1eba5

Yavruların yavrulukta beslenmesinin birkaç avantajı olduğu gibi pek çok dezavantajı vardır. En büyük avantajı, yavruların diğer balıklar tarafından yenilmesini engellemesidir. Fakat yavrulara saklanacak yer sağlamadığı için onların strese girmesine sebep olur. Beslenmeleri ne kadar iyi olursa olsun yüzebilecekleri alan sınırlıdır. Bu da onların gelişimini olumsuz yönde etkiler. Yavrular yavaş büyür. Akıntı az olduğu için kas sistemleri güçlü olmaz. Yavruluk, balıkların yetiştirilmesinde asla tavsiye edilmez.

Ayrı Bir Tankta Yavruların Yetiştirilmesi

 

Dibine yeterince kum konulmuş, bitkili, saklanacak yerleri olan ufak bir akvaryum yavruların yetiştirilmesi için idealdir. Suda çok fazla akıntıya sebep olmayan sünger filtreler kullanılabilir. Bitki bulunması yavrular için çok önemlidir. Bitkiler sudaki nitrat ve amonyak gibi maddelerin ortamdan uzaklaştırılmasını sağlayacak, yavrulara hızlı ve sağlıklı bir büyüme ortamı sağlayacaktır. Yavrular da bitkinin yapraklarında oluşacak yosunları yiyecektir. Akvaryumda yavruluğa göre yüzebilecekleri alan daha fazla olduğu için yavrular daha çabuk ve sağlıklı büyür. Yanlarına dekorasyon amacı ile kullanılan delikli kayalardan koymak onların kendilerini güvende hissetmesini sağlayacaktır. Dibe kum konulması yararlı bakterilere yaşayacak ortam oluşturur.

Ana Akvaryumda Yavruların Yetiştirilmesi

Genellikle yavrulukta beslemekten bile daha iyi bir yöntemdir. Eğer akvaryum da melek balığı gibi avcı bir balık yoksa yavrular rahatlıkla yetişkin canlı doğuranlar ile beslenebilir. Tek şart akvaryumda yeterince saklanacak yer bulunması ve filtre gibi yavruları çekebilecek tehlikelerin önüne geçilmesidir. Filtrelerin suyu çektikleri bölümü bayan çorabı ile sararak bu tehlikenin önüne geçmek kolaydır. Esas sorun büyük balıkların tehlike olmaktan çıkarılmasıdır.
Saklanacak yerler ne kadar iyi yapılırsa yapılsın birkaç yavru bir şekilde yem olacaktır. Bunun önüne geçmek neredeyse imkânsızdır ancak yavruların çoğunu sağlıklı olarak büyütmek için bitki sayısı arttırabilir. Bitki seçimini ince ve sık yaprak olan bitkilerden yana yapmak çok iyi sonuç verecektir. Yüzey bitkileri de yavrulara mükemmel bir yuva olacaktır. Delikli kayalar da akvaryuma konulabilir. Yetişkin balıkların yemlemesini de az miktarda yem ile günde birkaç sefere çıkartmak yavruların yenilmesini engelleyecektir.
Yavrulara saklanacak yer yapmanın diğer bir yöntemi ise rafya kullanmaktır. Kırtasiyelerden çok ucuza bulunabilecek olan rafya, makastan geçirilerek kıvırcık hâle getirilir. Bir öbek hâlinde akvaryuma konulan rafya dipten yüzeye kadar uzanırsa yavrular hem rahatça yem yiyebilir hem de yem için yüzeye çıkarken diğer balıklara yem olmaz. Rafya misina ile dibe bağlanabilir ve akvaryumda geniş alana dağılması engellenebilir.

Stres Faktörleri

Canlı doğuranlar, her yönden gelen ışığa karşı hassastır. Bu yüzden çevrelerinde saklanabilecekleri bitki vb. olmadığında strese girer. Bu durum yeni doğan yavrular için de geçerlidir. Kendilerine karşı tehlike oluşturabilecek bir başka balık olmasa bile bitkisiz ve saklanacak yeri olmayan bir ortamda strese girer. Stres ise canlı doğuranların başlıca ölüm sebebidir.
Canlı doğuran balıkların tümünde doğan yavruların korunması ve zayi edilmemesi en önemli konulardan biridir. Yeni doğan yavrular genellikle bir süre sonra ışıktan kaçma eğilimi gösterir. Böylece akvaryumun en karanlık yerlerinde toplanma eğilimindedir. Eğer akvaryumda yeterli bitki var ise en az ışıklı yaprak altlarına saklanarak kendisini yiyebilecek diğer balıklardan kurtulabilir. Bu ortam yok ise diğer balıklara yem olabilir. Bu durumda yavruluklar kullanılır. Daha önceki bölümlerde verildiği gibi yavruların kaçabileceği aralıkları bulunan bir yere alınan gebe balığın yavruları kolayca dışarı çıkarak kurtulabilir. Genelde iyi beslenmiş analar kendi yavrularını yemez. Bazı akvaryumcular ise kepçe ile yavruları toplayarak akvaryumun kenarına iliştirdikleri yavruluk içerisine alır.

Bazı üreticiler yavrular doğar doğmaz cinsiyet ayrımının mümkün olduğunu yazmaktadır. Dört haftalığına kadar dişi ve erkekleri ayırmak çok kolaydır. Erkek yavruların arka ve kuyruk kısımları koyu renkli, dişi yavrularda ise normal ve renksiz olur. 2–3. aylarda ise dişi ve erkekler ayrılarak ayrı akvaryumlarda tutulabilir. Yavru döneminde yemleme, balığın ileride iyi bir damızlık olmasında çok önemlidir ve beslenme kısmında verdiğimiz yem formülleri ile etkili bir yemleme yapılabilir. İyi bir beslenme yapılır ise balıklar dördüncü ayda ergin boylarının %70’ine, yedinci ayda normal boylarına erişir.

 

Paylaşmak güzeldir...

Yorumlar

yorumlar

Bir cevap yazın

Yada