Veliferalı bir başlangıç – Yeniden doğuş

Blog un asıl amacı olan velifera ailesi ile giriş yapayım dedim. Geçmişte de bazı başarısız tecrübelerim olmuştu. İlk defa profesyonel bir giriş yapayım dedim (kendi çapımda) ve tüm altyapıyı buna göre hazırlamaya çalıştım. Gerek akvaryum ebatları gerekse su değerleri ,bitki çeşitleri bakımından elimden geldiğince iyi bir giriş yaptım. 300 litrelik 100x50x60h  lık 1 cm kalınlığında sadece kuşaklı bir akvaryum yaptırdım. Akvaryumun yapılma sürecinden eve geldikten sonraki 2 hafta dahilinde hep kararsız kalmıştım. Velifera beslemek ,bu kadar büyük bir akvaryumu canlı doğuranlara mesken etmek ne kadar doğruydu. Forumları araştırıyordum. Birkaç ansiklopedik bilgi hariç canlı doğuranlar hakkında dobra dobra bilgi bulamıyordum. Bu da beni tedirgin ediyordu. Neye dayanarak başlıyacaktım. Tropikaldi ,acı suyu severlerdi ,sert mizaçları vardı falanda filan. Ama kimse bu hayvanı araştırma yolunda tek bir adım atmamıştı. Akvaryumla alakalı siteler sanki sadece ciklet ailesi diye tabir edilen tropikal türleri  tanıtıp araştırıyordu. İyikide böyle olmuş dedim. farklı bir çizgi hayalim daha çok alevlenmiş oldu. Herkesten farklı bir giriş olsun dedim ve başladım.

Yaklaşık 3 ay önce akvaryumumdaki  eski sakinleri çıkaramadan 1 erkek 3 dişi altın velifera mı alarak bu yoldaki ilk adımlarımı tamamladım. Renk sarı – turuncu arası ,gözleri turuncu ve gerçek manada iri canlılardı. Ortalama bir lepistesin 3 katı kadardı . O gün velifera almak gibi bir gayemiz yoktu aslında. Kardeşimle akvaryum için kum almaya gidiyorduk. Akvaryumcuda bu kadar sağlıklı bireyleri görmek beni heyecanlandırmış olsa gerek bu gün o gündür diyip yumuldum. 2 dişi aldım ,erkeğide kardeşim seçti ki seçilmeyecek gibi değildi. Abartmıyorum dişiyi kepçeyle yakalamaya çalışıyor eleman ,erkek kepçeden kaçan dişiyi kovalıyor. Haliyle dedik bu olsun, evin yolunu tuttuk :) Küçük akvaryumun çabuk bozulan şu şartlarından olsa gerek geçmişte yeni gelen balığın uyum süreci hep sıkıntılı olmuştur benim için. Eve getirdiğimiz bu veliferalarında acaba aralarından kaçı ölecek korkusuyla koydum akvaryuma. 3 ay oldu ölen yok henüz ,aksine çoğalmak gibi ciddi sorunları var :) Buradan edindiğim en acı tecrübe ; kovada balık bakılmaz. Bakan bakıyor ama hapisaneden örnek verelim ,dar hücreler bir mahkum için en ızdırablı mekandır. Bizde bu balıkları mahkum edeceksek en geniş hücreyi vermeliyiz. Yoksa kaçınılmaz son ,ya hastalık ,ya ölüm. Sağlıklı olduğunu sandığınız balık bile bir ömür boyu stres altında kalacaktır. İşkence canlının her türlüsü için doğru olmayan bir harekettir. Gerçek bir hobiciysek kendi mutluluğumuzdan önce onları düşünmemiz gerekir.

Çok genel bir giriş oldu belki ,ama detaysız oldu. İlerleyen konularda nelerden hoşanırlar ,nasıl ürerler ,yavru bakımı ,bitki bakımı gibi konularada değineceğiz. Her ne kadar velifera ağırlıklı beslesemde çeşit illaki yaptım. Güzelde oldu hani. Diğer türlere uyumu hakkındada ilerde bir giriş yapmayı düşünüyorum. Şimdilik esen kalın .

Lütfen Oy Verin
Hits: 615

Yorumlar

yorumlar

Leave a Reply

Yada