Köpük Yuva Yapan Balıkların Üretilmesi

bettamating

Akvaryumun etrafını gazete kâğıdı ile kapatın. Akvaryumda 10 cm su yüksekliği
bırakın. Havalandırmayı kapatın. Kolay yavru yapması için bitki bırakın.
Dişi balığı yumurtlamadan sonra hemen akvaryumdan alın. Erkek, yumurta açılıp
yavruların besin kesesi bitinceye kadar akvaryumda kalır. Sonra erkeği de alın. 3.gün
yumurta sarısı verin. Yumurta sarısını fazla vermeyin yoksa suyun üstünde ince bir filiz
oluşturur. Akvaryumun üstü kapalı olsun. Akvaryum sıcaklığı ile suyun üstündeki havanın
sıcaklığı eşit olmalıdır.
Üreticiler akvaryum içinde, dar ve yapay olanaklar içinde gerçekleştirmek durumunda
oldukları üretimden olabildiğince verimli sonuç almak zorundadırlar. Damızlık birkaç çift
balıktan mutlaka döl almaya ve bu işi en az yumurta ve yavru kaybıyla başarmaya
çalışacaklardır.
Balığın içinde yaşadığı ortam onun biyolojik özelliklerini, sağlığını derinden etkiler.
Her balık türünde olduğu gibi labirentli balıkların da doğal ortamlarına uygunluk gösteren
sularda daha iyi gelişeceği ve sağlıkla yaşayacağı doğaldır. Bunun aksine, sularının asitalkali,
sertlik, ısı ve ışık acısından uygun özellikler taşımaması balıkların biyolojik
yapılarının dengesini bozar. Sağlıklarının bozulmasına neden olur. Bunun sonucunda,
renkleri solar, yeme karşı isteksizlik gösterir, hareketleri durgunlaşır, doğal etkinliklerinden
ve bu arada üreme faaliyetlinden uzaklaşırlar.
Üretim çalışmasında çeşitli yöntemlerden yararlanılır.

 

Labirentli balıkların akvaryumda üretilmeleri, verilen bilgiler dikkate alındığında ve
gereken özen gösterildiğinde sanıldığı kadar güç değildir. Bunun için aşağıdaki kurallar
bilinmeli ve uygulanmalıdır.
 Döle sokulacak dişi ve erkek balık döl verim çağı içinde olmalıdır. Labirentli
balıklarda bu dönem en erken 10 aylık olduklarında ve çoğunlukla 1 yaşına
ulaştıklarında başlar.
 2 yaşını dolduran balıklar damızlıktan çıkarılmalı ye üretimde
kullanılmamalıdır. Çünkü bunların üretimde kullanılması yarar sağlamaz.
 Damızlık olarak kutlanılacak dişi ve erkeklerin ayrı ayrı akvaryumlarda iyi bir
bakım ve beslenme altında tutulmaları, daha önce üretimde kullanılmışlarsa
bunun üzerinden en az altı hafta geçmiş bulunması zorunludur.
 Döl almada kullanılacak çiftlerin, daha önce birbirini eş tutmuş ve birlikte
yumurta dökmüş bulunanlardan seçilmesi üretimde büyük kolaylık sağlar.
 Üretime sokulacak labirentli balık türüne göre bazı değişiklikler
gösterebilmekle birlikte, üretim akvaryumu için yararlanılabilecek ortalama ve
genel ölçü: 60X35X30 santimdir.
 Bu ölçüdeki akvaryum nötr asit alkali özelliği gösteren (pH 7) ve 1/3 Ölçüde
yağmur suyuyla takviye edilmiş hafif sert bir su ile doldurulmalıdır.
 Akvaryum; toprağa bağlı bitkilerin yanı sıra, riccia, salvinia, ceratopteris
cornuta gibi yüzen bitkilerle çok iyi bitkilendirilmelidir
 Akvaryum ısısı, oda ısısının düzenlenmesiyle 25—27 santigrat arasında değişen
belirli bir ısıda tutulmalıdır.
 Akvaryum taze suya sahip olmakla birlikte üreme etkinliği süresi içinde
kesinlikle filtre edilmemeli ve havalandırmak amacıyla basınçlı hava
verilmemelidir. Akvaryumum üstü, ince bir hava alma deliği bırakıldıktan sonra
cam bir örtüyle kapatılmalıdır. Suda herhangi bir akıntının ve sarsıntının
oluşmasına, bunun sonucu olarak da yuvanın dağılmasına neden olunmamalıdır.
Aksi halde üretim girişiminiz başarısızlıkta sonuçlanır.
 Akvaryumda yeterli ve düzenli bir ışıklandırma sağlanmalıdır. Doğal ışık,
yapay ışığa daima tercih edilmelidir.
Bütün bu koşullar yerine getirildikten sonra, dişi ve erkek gece karanlığında üretim
akvaryumuna alınır. Böylece bütün bir gece boyunca yeni alındıkları ortama uyum
sağlamaları mümkün olur. Günün ilk ışıklarıyla birlikte akvaryumda dolaşmaya başlayan
balıklar birbirini görür. Bu karsılaşma anı çok önemlidir, Üretici bu sırada balıkları rahatsız
etmeksizin akvaryumu gözlemekte olmalıdır
Dişiyi gören ve cinsel acıdan kızgın olan erkek hemen yüzgeçlerini kabartarak
görkemli bir görünüm kazanır. Derhal dişinin yolunu keser, çevresinde dolanır. Başıyla
gövdesiyle, yüzgeçleri ile ona dokunur ve çarpar. Bu haliyle bir aşk dansı yapar haldedir.
Adeta dişinin döle girmeyi istekli olup olmadığını öğrenmek ve onu yumurta dökmeye razı
etmek istemektedir.

Bu arada dişinin görünümü ve tutumu dikkatle izlenmelidir. Çünkü erkeğin
davranışları karşısındaki tavrı ve vaziyet alışı, döle girmeye elverişli olup olmadığını ortaya
koyar. Eğer döle girmeye hazır ise ilk tanışma sırasında cilve özelliği taşıyan küçük kaçışlar
yapsa bile köşe bucak saklanmaz, aksine onu ilgiyle izler. Döle isteksiz olan dişi erkekten
kurtulmak için kaçıp gizlenir. Bir bitkinin altına, bir tasın arkasına saklanır. Rengi dahi
solarak doğal niteliğini yitirir. Böyle bir durumla karşılaşıldığın da çifti ayırmak gerekir.
Aksi halde dişi, erkek tarafından iyice hırpalanacaktır.
Birkaç gün aradan soma erkek başka bir dişiyle yeniden çiftleşmeye sokulur. Üremede
yararlanılamayan ilk dişi, döle hazır ve elverişli olduğuna inanılmadan bir daha denemeye
sokulmamalıdır. Elde başka bir damızlık çift varsa başarışız bir deney geçirmiş bulunan
erkeğin kullanılmasından da kaçınılmalıdır. Çünkü dişiye karşı biraz sert davranma olasılığı
vardır.
Erkek, yuva yapımını bitirir bitirmez, tıpkı doğada olduğu gibi ve yaradılışlarından
bugüne değin süregelen biçimde dişiyi kendisiyle birlikte döle girmeye zorlar. Bu amaçla
dişiyi, öncelikle yumurtaların bırakılacağı köpük yuvaya doğru yöneltmek ister. Bunun için
yüzgeçlerini olanca genişliğiyle gererek önünü keser. Başıyla dürtükleyerek, gövdesiyle
sıkıştırarak onu kendisine paralel olarak ve yuva yönüne yüzmeye mecbur eder. Dişi gereği
gibi beslenmiş ve bakılmışsa, yaşı da döl vermeye elverişliyse döle girmekten kaçınması için
hiç bir neden yoktur. Fazla zorluk çıkarmadan erkeğe uyum gösterir. Onunla birlikte köpük
yuvanın altında buluşur. Ürememe işlemini yapar.

Labirentli Balıkların Akvaryumda Üretiminde İkiz Akvaryum Yöntemi
Labirentli balıkların akvaryumda üretilmelerinde başarının en büyük öğesi, üretimde
kullanılacak dişinin doğru olarak saptanmasıdır. Üretime sokulan dişi eğer döl verecek
nitelikte değilse yapılan tüm hazırlıklar boşa çıkıp olumsuz bir sonuç alınacağı gibi, balıklarınız
da hırpalanmış olacaktır.
Ancak bazı üreticiler, üretimde yanılma payını büyük ölçüde ortadan kaldıran bir
yöntem geliştirmişlerdir. “İkiz akvaryum yöntemi” olarak adlandırılan bu yöntemde,
yumurta dökme olgunluğuna erişmemiş olması halinde dişi balığın hırpalanması olasılığı
ortadan kaldırıldığı gibi, onun yerine bir başkasının döle sokulmasına da olanak
bulunabilmektedir.
Hazırlık olarak, standart ölçüde yani 60 x 30 x 30 santim boyutlarında bir akvaryum
alınır. Daha önce anlatılan “akvaryumda üretimde” olduğu gibi üreme akvaryumu uygun
nitelikte suyla 10 santim yüksekliğinde doldurulur, Toprağa bağlı ve yüzen bitkilerle uygun
bir bitkilendime sağlanır. Akvaryum suyu, oda ısısının yükseltilmesiyle elverişli düzeye
çıkarılır. Akvaryum, uygun ölçüde kesilmiş saydam bir cam parçasıyla ortadan ikiye
bölünür. Üretime sokulacak dişi ve erkek balıklar döle sokulacakları günün gecesi, erkek
balık üreme akvaryumunun bir bölümüne, dişisi diğer bölümüne olmak üzere yerleştirilir.
Günün ilk ışıklarıyla birlikte akvaryumu dolaşmaya başlayan balıklar, kendilerini
ayıran cam bölmenin ardından birbirlerini görür. Dişiyi gören erkeğin solungaçları şişer,

yüzgeçleri kabarır, renkleri canlanır. Üreme içgüdüsüyle dişiyi bir süre ilgiyle izledikten ve
ona kur yaptıktan sonra büyük bir istekle köpük yuva yapımına girişir. Dişinin bu süre
içindeki davranışları, onun yumurta dökmeye yatkın olup olmadığını belirler. Eğer dişi
yumurta dökümü için hazırsa onda da bir isteklilik ve bir kıpırdanma hali, erkeğin yaptığı
kurlara karşılık verme görülür. Camın önünden ayrılmaz. Erkeğin hareketlerini ve yuvayı
kuruşunu ilgiyle izler.
Buna karşın dişi yumurta dökecek duruma gelmemişse camın arkasından erkeğe ilgi
göstermek ve döle girmeğe isteklilik göstermek şöyle dursun, bulunduğu bölümün kuytu
köşelerine çekilip gizlendiği ve renginin solduğu görülür. Böyle bir dişi üretime
sokulmamalı, üreme akvaryumundan çıkarılarak yeterli olgunluğa ulaşıncaya değin diğer
damızlıklarla birlikte özel bakım ve beslenme uygulanmalıdır.
Üreticinin elinde başka dişi varsa üretim girişimi bu dişiyle sürdürülebilir. Yeni dişi,
kendine ayrılan bölmeye konularak erkeğe karşı olan davranışları ve tutumu gözlenir. Bir
başka yol da daha başlangıçta üreme akvaryumunun dişiye ayrılan bölümüne birden fazla
dişi damızlık koymaktır. Bu durumda dişilerden birinin döle elverişli olması halinde,
diğerleri akvaryumdan alınarak uygun olduğu belirlenen, çiftleşmeye sokulur. Ancak hiçbir
zaman, birden fazla dişi aynı anda üretimde kullanılmamalıdır.
Yuvanın yapımı erkek tarafından tamamlanıp dişinin döle girmeye istekli olduğu
belirlenince, aradaki cam perde kaldırılarak çiftin birbiriyle buluşması sağlanır. Bundan
sonrası daha önce anlatıldığı biçimde gelişir.

Su Sıcaklığının Kontrolü
Labirentli balıklar 18 ila 32 derece arasındaki ısılarda rahatça yaşar. Her türlü yemle
beslenebilir. Labirentli balıkların tek bir lüksleri vardır: Doğal yaşama alanları düzeyinde
yüksek ısı… Çünkü onlar çoğunlukla tropikal, kısmen de yarı tropikal alanların balıklarıdır.
En iyi geliştikleri ve severek yaşadıkları ısı, 23 ila 26 santigrat arasındadır. Bu ısı aralığında
çok iyi gelişir, sağlıkla yaşar ve döl verirler. Ancak 18 ila 30 derece arasında da yaşamlarını
rahatlıkla sürdürebilirler. Bu balıklar ani ısı değişikliklerine karşı dayanıksızdır. Onlara
mümkün olduğunca değişmeyen sabit bir ısı sağlanmalı, ani ısı değişikliklerinden, özellikle
ısı düşmelerinden korumaya çalışılmalıdır.
Akvaryum ısıtıcı-termostat ikilisiyle ısıtılarak elverişli düzeyde ısı sağlanması bazı
hallerde büyük sakınca doğurur. Akvaryumun bulunduğu yerin ısısı eğer akvaryum ısısından
çok düşükse, akvaryum suyu istenilen ısıda tutulsa bile, akvaryum yüzeyindeki hava suya
oranla soğuk olur. Zaman zaman akvaryum yüzeyine yükselerek aldığı ağız dolusu soğuk
havayı solunum amacıyla labirentlerine yollayan balığın solunum yolları iltihaplanır. Bu çok
ağır sonuçlar doğurur ve çoğu kez balığın ölümüne neden olur.
Bu sakıncayı önlemek amacıyla izlenecek en doğru yol, akvaryumun içten değil
dışarıdan ısıtılmasıdır. Yani akvaryumun bulunduğu oda ısısının elverişli düzeyde
tutulmasıdır. Bu amaçla kışın sağlanacak 20 – 22 derecelik bir oda ısısı, ev sakinleri kadar
balıklar için de yeterlidir. Oda ısısıyla akvaryum ısısı arasındaki farkların doğurabileceği

sakıncaları en aza indirmek amacıyla akvaryumun yüzeyinin, bırakılan ince bir aralıktan
akvaryuma hava girmesine ancak olanak verecek biçimde bir cam örtüyle kapatılması
gerekir. Üstü böylece örtülen bir akvaryumun yüzeyindeki havanın ısısı, akvaryum suyunun
ısısından bir ölçüde düşük dahi olsa, balıkların hastalanmasına neden olacak ölçüde büyük
farklar göstermez.

 

Paylaşmak güzeldir...

Yorumlar

yorumlar

Bir cevap yazın

Yada