Sarı Prenses (Lubidochromis Caeruleus)

Çok popüler bir türdür. En genel özelliği sarı rengidir ve adını buradan alır. Dişi ,erkek farketmeksizin Sarı Prenses deriz ona.Afrika Malavinin en gözalıcı , bakımı ve üretimi kolay türleri arasındadır. Popüleritesinin kaynağıda buradan gelir. Boyları 10 -13 cm arasındadır.Dişiler erkeklere nazaran daha ufak boyutlu olurlar.Sakin ve barışçıl Mbunadır.Yalnız unutmamanız gereken şey o bir Cichlid(Ciklet,Çiklet,Çiklit  ne derseniz artık 🙂 ) dir. Yani bölge isteyecektir ve karma akvaryumlarda başınıza çorap örmesi muhtemeldir. Çok geniş tanklarınız yoksa sayıca fazla veya çok karma türlerle birarada tutmamanız sizin yararınıza olacaktır. Bazen hareket kazanmaları için diğer malavilerle karma yapılır ; Yunus – Sarı Prenses ikilisi gibi. Akvaryumunuz darsa Sarı Prenseslerin ölü bedenlerini toplamanız muhtemel. Ben yaptım oldu diyen arkadaşlara hitaben ,balıklarınız ne kadar mutlu diye sormak gerekir. Yaşatmak ona hakettiği ortamı verdiğiniz anlamına gelmez. Sonuçta insan bile işkence görerek uzun yıllar yaşayabilir 🙂

Cinsiyet ayrımı kolay bir türdür ; yetişkin baskın erkeklerin anal ve ventral yüzgeçleri siyahtır ,bu siyahlık çenesinden karın bölgesine kadar sarabilir.Yüzünde maske varmış gibi kararmıştır ,sırt yüzgecinde gözle görülür belirgin siyah bir hat boylu boyunca yer alır.Dişiler erkeklerden daha soluk ,pastel renge sahiptirler ve anal ventral(karın) yüzgeçleri erkeklerde olduğu gibi siyah değildir. Erkeklerin kafa yapısı daha dik ,dişilerin daha yuvarlaktır.Erkeklerin yüzgeç bitim noktaları keskin yapılı ,dişilerinki daha yuvarlaktır.Erkeklerin karın yüzgecinde yumurta lekeleri dediğimiz yuvarlak beyaz daireler bulunur,dişilerde bulunmaz.Eğer dişi daha önce yumurta tutmuşsa çene erkeklere nazaran sarkık ,şişkin bir görüntüdedir.Ve en kesin yöntemlerden biriside anüse bakmaktır. Anüsün yanındaki kırmızılık(vent açıklığı) dişilerde daha belirgindir.

Üretimi gayet kolay bir türdür. 1 erkeğe 2-3 dişi düşecek şekilde alacağınız balıklar 6 aylıksa veya 3 cmden fazla boylanmışsa üreme yolunda hızla adımlayacaktır.Erkek kendisine bir bölge belirleyecek ,bu bölge genelde bir toprak saksı ,bir oyuk gibi yerdir.Mağara izlenimi olan her türlü bölge olabilir. Daha sonra etraftaki dişilerle flörte başlayacak ,kendisine yanıt veren dişiyi bölgesine götürecek. Dişi erkeğin ayarladığı mekana yumurtaları döker ,erkekta bunları hemen döller.Dişi bu döllenen yumurtaları ağzına alarak yeniden yumurta döker.Yaklaşık 1 saat bu seramoni devam edecektir. Bu sürecin sonunda dişi biryerler saklanıp kuluçka dönemine girecektir.Erkek ise yeni bir dişi arayışındadır. 1 den fazla dişi tutmamızdaki amaç burada ceryan eder. Eğer başka dişi yoksa erkek kuluçkadaki dişiyi rahatsız edecek ,dişi strese girip yumurtaları yiyecek veya bırakacaktır. En kötü senaryo erkek dişiyi çok zorlayıp hasar verebilir veya öldürebilir.

Dişiler genelde çok iyi yumurta tutarlar ve yaklaşık 4 hafta yumurtalar çatlayana kadar yem yemeyi reddederler.Bu bağlamda sizin yapacağınız en iyi hareket dişiyi başka bir tanka almak veya aynı tankı ikiye bölüp dişiyi ayırmaktır. Yavrular çıkınca normal yemlemeye başlayabilirsiniz. Dişi yavrularını 1 haftadan fazla korumaya çalışacak,ve genelde o süreden sonrada yemeyecektir. Yavrular yetişkinlerin ağzına sığmayacak kadar olunca ana tanka alabilirsiniz. Yavruların kuluçkadan çıkma süreleri sıcaklığa bağlı olarak değişim gösterir. Ebeveynlerin iyiliği için bu dönemde sıcaklığı 27-30 derece arasında tutun. Bu sayede dişi kuluçka evresini 25 günde tamamlayabilecektir.Sıcaklık 24 derecelere indiğinde kuluçka süresi 40 güne kadar çıkabilmektedir ve bu dişileri gerçekten zorlayacaktır. Başlangıç olarak dişiler ilk zamanlar 5 civarı yavru tutarlar. Bu sayı dişinin yumurta tutma tecrübesi ve yaşı arttıkça 30 lara kadar çıkabilir. Beslenme diyetide önemli etkendir.Kaliteli beslenme kürü hayvanın kondisyonunu artıracaktır.Dişiler ilk kuluçkalarında acemi olduklarından yumurta yutma ,veya zamansız kusma gibiolumsuz hareketlerde bulunabilirler. Pank yapacak birşey yoktur. Birkaç kuluçka döneminden sonra kesinlikle sağlam kuluçka yapacaklardır.

Dişinin sağlığını için bazıları kusturma yöntemine giderler. Dişi yumurtayı tuttuğu zaman ya hemen yada bir kaç hafta sonra ele alınıp ağzı açılarak aynı akvaryum suyu kullanılmış bir kapta hafiften sallanırsa yumurta veya yavruları o kaba boşaltmış olursunuz. Kuluçka makinesi desteği ile dişinin yapacağı vazife dışarda görülmüş olur. Ama bu balığı strese sokacaktır. Dişi henüz gençse bu yöntem dişinin ilerde yumurta tutamamasına neden olacaktır. Gereksiz bir yöntem olduğu kanaatindeyim.

Sarı prensesler yazının başındada belirttiğim gibi yüksek toleranslı balıklardır.  7 – 8,5 arası PH larda yaşarlar. Ülkemizin sularıda bu aralıkta olduğundan adaptasyon sorunu çekmeyeceklerdir.24 – 30 derece arası sıcaklıkta gayet mutlu olacaktır.Bazı kaynaklarda 100 litre civarı akvaryum önersede en rahat ortamı 300 litre üzerinde yakalayacaklardır. Hızlı çoğalırlar ,genişlik gerçekten şarttır. Dekor olarak bol kayalıklı ,bitkisiz ,bol oyuklu ,girintili ,saklanabilecek ortamı bol mekan oluşturmalısınız. Bunlar ürkek balıklardır. Günlerinin çoğunu saklanarak geçirirler. O yüzden bazı akvaristler bunlara cesaret verecek hareketli balıklarla desteklerler akvaryumlarını.Kum olarak ince kum seçmeniz kumla oynamayı seven bu balıkların çok hoşuna gidecektir. Temizlik için dış filtre ve hava taşı uygulaması gayet sağlıklı olacaktır.Bunlar göl balığı olduğundan nitrit ,nitrat ,amonyak gibi değerlerin yükselmesi ,suda oksijenin azalması gibi olumsuz durumlardan çabuk etkilecektir.

Bu hayvanlar Mbunadır ,ve mbunalar ağırlıklı olarak otobur beslenirler.Her türlü yemide tüketirler ama sürekli olarak yüksek proteinli yem vermeniz nalıklarınızda bloat denilen hastalığa neden olacaktır.Bu hastalık genelde ölümcül sonuçlanır. Ara öğünlerde bezelye ,ıspanak gibi bitkisel takviyeler yapmanız sağlıkları açısından iyi olacaktır.Kuru yem seçiminde spirunalı yemlerden almaya özen göstermelisiniz.

Lütfen Oy Verin